Gazete Yazan Kişiye Ne Ad Verilir?
Şimdi, İzmir’de yaşıyorum, 25 yaşındayım, arkadaş çevremde her zaman espri yapan, ama içeriden içeriden her şeyi fazla düşünen biriyim. Yani, görünüşte eğlenceliyim, ama derinlerde bir “filozof” ruhum var. Gerçi bu, çoğu zaman karnımın guruldamasıyla karıştığı için ciddiye alınmaz. Ama neyse, biz yazıya dönelim… Çünkü bugün size gerçekten çok önemli bir soruyu sordum: Gazete yazan kişiye ne ad verilir?
Hadi gelin, buna biraz mizahi bir açıdan bakalım. Çünkü bazen kelimelerin gerçek anlamlarının gerisinde, bir tür mizahi saçmalık yatar. Yani, gazeteci demek, gazetecilik demek, yazı yazan insan demek… Ama ne kadar da soğuk bir tanım, değil mi?
Gazeteci mi? Habercimi? Yoksa Sadece Yazıcı mı?
Bir arkadaşımın yazarlıkla ilgili “herkes gazeteci olabiliyor, bir köşe yazısı yazınca gazeteci oluyorsun” şeklinde bir teorisi vardı. İyi de, ben bu durumu çok daha derinlemesine düşündüm. Öyle ya, gazetecilik bir sanattır! Ama öte yandan, “gazeteci” lafı ne kadar sert, değil mi? Hani, gazete yazan kişiye ne ad verilir diye sorarsanız, “gazeteci” mi dersiniz yoksa “bunu mu yazan kişi?” mi?
Bir defasında, “ne kadar iyi bir yazarsın!” dedi birisi bana. Ben de, “teşekkür ederim, ama bu benim ‘gazeteci’ olmamı gerektirmez” dedim. (İçimden, “sadece yazıyorum, gündemi takip ediyorum, bir de YouTube’da birkaç video izledim” diyemedim, çünkü sonra çok ciddiye alırlardı.)
Yazarlık da gazetecilik de aslında kendine özgü bir alan. Ama insanın biraz da şüpheye düşmesi gerekiyor: “Bir gazeteci gerçekten gazeteci midir, yoksa sadece yazı yazan bir kişi mi?” Burada işin içinde bir parça mizah olsa da, gazetecilik de bir tür sanat, bir tür duygusal ifadedir. Ama bu yazıyı okurken bana, “Sen de ne kadar çok derinleşiyorsun, kafayı yemek üzere misin?” diyenler olabilir. Haksız da değiller, kabul.
Bir Gazeteci Olmak – Ya da Olmamak
Şimdi burada hepimiz gazeteci olabiliriz. Ama gazeteci olmak ne demek? Sürekli haber yapmak, sokak röportajları yapıp “millet ne diyor?” diye bağırmak mı? Hayır, elbette değil. Gazeteci olmak, bence aslında biraz da meslek hastalığı gibi bir şey. Bir gazeteci her an gözlem yapar. Hatta bazen sanki bir otobüs durağında herkesin verdiği küçük tepkiyi bile analiz etmeye başlar.
Öyle işte, bir köşe yazarı, bir haberci, bir gazete yazarı… Aralarındaki fark nedir? Ve gazeteci olan kişi bir süre sonra gerçekten sadece “yazıcı” olmayı mı tercih eder? Ya da bu yazıyı yazan kişi, “gerçek gazeteci” olmaya gerçekten ne kadar yakın?
Yani, gazeteci olabilmek için ne gerekir? Gerçekten dürüst bir bakış açısı mı, yoksa biraz da eğlenceli bir bakış açısı mı? Sonuçta, bizim dünyamızda artık her şey bir bilgi akışı. Bu akışı yönlendiren de, bu akışın içinde yer alan “gazeteciler.”
Ama bir soru da şu: gazete yazan kişiye ne ad verilir? Bir “gazeteci” mi, bir “yazar” mı, yoksa “gazete tutkunları”nın başını çeken bir insan mı? Belki de bir “gazete sever.”
Aşağıdaki Diyalogda Ne Düşünüyorsunuz?
Hayat bazen ilginçtir. Ama gazeteci olmanın en iyi yanlarından biri, her zaman etrafınızdaki olaylara bakma şeklinizdir. Mesela geçen gün arkadaşım Sinan ile konuşuyorduk. Sinan, bana “ya bu gazeteci nedir” diye sordu. Biraz düşündüm ve şöyle dedim:
Sinan: “Abi, gazeteci olmak ne demek ya? Yani, gazete yazan kişiye ne ad verilir? Yazarsan gazeteci mi oluyorsun?”
Ben: “Evet, aslında gazete yazan bir kişi tam anlamıyla gazeteci değil. Çünkü gazetecilik, sadece yazmakla değil, aynı zamanda haber yapmayla da ilgilidir.”
Sinan: “Aa, yani ben de gazete yazmaya başlasam gazeteci oluyorum. Yani, akşamları evde yazacağım bir yazı, sabah gazete sayfasında yer alırsa…”
Ben: “Aynen öyle, ama gazeteci olmak biraz daha derin bir mesele. Her yazı yazan gazeteci olamaz, bazen sadece ‘gazete yazan bir kişi’ olursun.”
Sinan: “Öyle diyorsan, o zaman ben de gazeteci oldum.”
İşte, bu basit diyalog aslında, gazete yazan kişiye ne ad verilir sorusuna biraz eğlenceli bir bakış açısı sunuyor. “Gazeteci” lafının aslında sadece yazı yazan bir insanın üstüne giydirilen bir etiket olduğuna dair hafif bir mizah var burada. Hani bazen insanların söylediklerine bakıp “yazı yazıyorsan gazetecisin” demek, gerçekten ne kadar anlamlı, bilmiyorum. Belki de sadece yazı yazan bir kişi olmamız lazım, her şeyin bu kadar ciddiye alınmasına gerek yok!
Gazeteci Olma Yolculuğu: Mizah ve Ciddiyet Arasında
Geldik sonunda, gazeteci olmanın ne kadar karmaşık bir şey olduğunu kabullenmeye. Gerçekten de bir gazeteci olmanın yolu, belirli bir eğitimden ya da deneyimden geçiyor, ama belki de gerçek gazetecilik bir tür mizah anlayışıdır. Bazen gerçek haberlerin içinde de fazlasıyla espri bulmak mümkündür.
Bir gazeteci her zaman objektif ve doğru olmalı deriz ama, hayatta espri de vardır, çünkü her haberin içinde bir mizah bulunur. Mesela, geçen gün gazetelerde okuduğum bir haber, tam anlamıyla hayatımda gördüğüm en ilginç ve komik şeydi. Bir yandan dünyada olan biten ciddi meseleler varken, gazetede “Kediler neden sabahları daha şanslı?” gibi başlıklar da görmek mümkün. O zaman da düşünüyorum, gazetecilik belki de böyle bir şey.
Sonuç: Gazeteci mi, Yazıcı mı?
Gazete yazan kişiye ne ad verilir sorusu aslında o kadar karmaşık değil. Yazar olabilir, gazeteci olabilir, bazen de sadece haber yazan bir kişi olabilir. Belki de biraz da hayatı fazla kafaya takmamayı öğrenmeli ve her şeyin biraz mizahla karışmasına izin vermeliyiz.
Bazen “gazeteci” olmanın sorumluluğu ağır gelir, bazen de sadece gazete sayfasında bir yazı yazmak bile yeterlidir. Önemli olan, yazdığınız yazının insanların hayatlarına ne kadar dokunduğudur. Ama en çok da mizahı kaçırmamaktır.
Sonuçta, hepimiz kendi hayatımızın gazetecisiyiz, değil mi? Gazeteci olmanın en güzel yanı belki de bu!