Bir İnsan Aşık Olduğu Kişiyi Kaç Ayda Unutur? Aşk ve Hafıza Oyunu
Evet, geldik en kritik sorulardan birine: Bir insan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur? Hani şu, “Birini gerçekten seviyorsam, hayatımda hep olmalı” dediğiniz tipik aşk hikayeleri var ya… İşte onlardan birinin içinde kaybolduktan sonra, gerçek dünyaya dönmek o kadar kolay olmuyor. Aşk bir yanda, unutma süreci diğer yanda. Peki, bir insan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur? Kim bilir? Belki 1 ay, belki 1 yıl, belki de bir ömür boyu.
Ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan, ama içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Aşk hakkında konuşurken bazen fazla derinlemesine giriyorum, ama sonra toparlanıp “Şey, yani ama aşk ne kadar da güzel bir şeymiş, değil mi?” demek durumunda kalıyorum. Neyse, konumuza dönelim. Beni tanıdığınızda şunu anlayacaksınız: Aşk da, unutmak da büyük bir içsel drama. Ama hem eğlenceli, hem de bir o kadar kafa karıştırıcı.
Aşkın Sonrası: Unutma Süreci Başlıyor
İlk adım: Aşık olursunuz. İkinci adım: Aşk biter, kalp kırılır. Üçüncü adım: Bir anda beyninizde “Unut, unut, unut!” diye bağıran bir ses duymaya başlarsınız. Ama şunu unutmamak lazım, beynin unuttukça hatırlama özelliği inanılmazdır. Yani, belki de bir gün tamamen unuttuğunuzu düşündüğünüz eski sevgilinizin adını duyduğunuzda, öyle bir an gelir ki, her şey size bir film sahnesi gibi geri gelir.
Ben: “Haa, o eski sevgilim mi? Hımm, evet, bir zamanlar onla mutlu olmuştum ama şimdi hayatıma giren daha önemli şeyler var… mesela şu an Netflix dizisinde ki o tek bölüm kalmıştı…”
Gerçekten de, aşkı unutma süreci karmaşık. Ama diyelim ki bir karar verdiniz, bir insanı gerçekten unutmak istiyorsunuz. Hadi bakalım, süreyi tutmaya başlayalım. 3 ay, 6 ay, 12 ay… Bu süreçte neler olacak? Bir süre sonra şöyle bir şey hissedersiniz:
İç ses: “Unutma işlemi başlıyor! Hadi bakalım, bir sonraki aşama… Yeni bir hayat kur!”
Ama tabi, bu basit değil. Çünkü eski sevgili, aniden bir şarkıyla karşınıza çıkarsa, beyninizin “yeni bir hayat kur” komutu çökebilir.
1. Ay: “Hımmm, Unutmuş Muyum, Yoksa Hala Takılıyor Muyum?”
İlk ayda, hâlâ eski sevgilinizin hayaletine takılırsınız. Yani unutmak dediğinizde, beyniniz “Dur, ne unuttuk?” der. Çünkü, herkesin söylediği gibi, zaman her şeyi çözer. Ama bir dakika, şarkı çaldığında beyniniz “Allah’ım, eski sevgilimin tam da böyle bir şarkıyı sevdiği zamanlar vardı!” diye çığlık atar. Ve birden, her şey yeniden başlar. Kafanızdaki hatıralar, eski fotoğraflar, tatlı anılar her şey canlanır.
Ben: “Neyse, ben eski sevgilimle hala Instagram’da takılıyorum, ama sadece ‘Beğen’ butonuna basıyorum, yani bu normal değil mi? Arkadaşça değil mi bu?”
Ama gerçek şu ki, beyninizin “Bu şarkıyı artık dinlememelisin, onunla çok dinlediniz” şeklinde verdiği öğüt, her zaman işinize yaramaz. 1. ayda neler yaparsınız? Eski sevgilinizin profilini her gün 2 kez kontrol edersiniz, ama sadece “Ne yapıyor ki?” diye bakmak için.
3. Ay: “Artık Takılmıyorum, Ama Bunu Bunu Neden Yapıyorum?”
Üçüncü ayda işler biraz daha ciddi hale gelir. Hafızanızda, eski sevgilinizin yüzü netleşmeye başlar ama her anıyı tekrar tekrar düşünmek yerine, daha az takılmaya başlarsınız. Artık eski sevgilinize dair sosyal medya hesaplarınızdaki gizli stalk’lıklar da azalmıştır. Hatta belki bir hafta boyunca onun sosyal medyasını bile kontrol etmemişsinizdir. Ama bir gün bir arkadaşınız “Eski sevgilin hala aynı yerde mi çalışıyor?” diye sorar. Ve o an… işte o an her şeyin nasıl olduğu kafanızda tekrar şekillenir.
Ben: “Bir dakika… Bu kadar da rahat olamam. Ama neden kafamı dağıtacak yeni bir şey bulamadım?”
İşte üçüncü ayda unutmak süreci biraz daha karmaşık hale gelir. Eski sevgilinizi unutmak değil, unutmaya çalışmak başlar. Bir tarafınız onu unutmaya çalışırken, diğer tarafınız “Sosyal medyada hala mutlu mu?” diye kontrol etmeye devam eder. Unutma süreci, adeta bir iç savaş gibidir.
6. Ay: “Yeni Hayat, Yeni Ben… Ama Yine de Biraz Takılıyorum”
Altıncı ayda, kendinizi “Yeni bir insan oldum” noktasına getirmişsinizdir. Biraz daha kendinize vakit ayırmaya başlamışsınızdır. Spor yapıyor, yeni hobiler ediniyor, belki de yeni bir ilişkiye başlama fikrini kafanızda gezdiriyorsunuz. Ancak eski sevgilinizin yeni ilişkiye başlamış olduğunu öğrendiğinizde, sanki dünya bir anda başınıza yıkılır. “Beni niye bırakmıştı ki? Şimdi de başkasıyla mı?” İşte o an, iç sesiniz yeniden devreye girer.
İç ses: “Bir dakika, şimdi bu eski sevgilinizi tamamen unuttunuz diye kendinize bu kadar güveniyor musunuz?”
Ama neyse ki altıncı ayda, eski sevgiliyi kıskanmanın ve unutmaya çalışmanın dalgalı denizinde bir dengeyi bulmaya başlarsınız. Artık eskiye dair anılarla barışırsınız. Ama unutmak… bir yıl bile geçse, unutmuş olmanız zor olabilir.
1 Yıl Sonra: “Vay Be, Bir Yıl Oldu, Hala Unutmadım Ama İyi Misiniz?”
Bir yıl sonra ne olur? Her şey değişir. Eski sevgilinizi bir şekilde unutmuşsunuzdur, ama o unutma süreci hala arka planda devam eder. Arada bir, bir anı gelir, gözlerinizde hafif bir buğulanma olur ama sonra bir kahve içmeye gidip, sosyal medya algoritmasından hiç umursamadan, hayatınıza devam edersiniz.
Ben: “Yani, eski sevgilimi unuttum demek, aşırı da doğru değil ama! Ama bugün birini unutmam gerekiyorsa, o eski sevgiliydi!”
Sonuç: Unutmak Zamanla Kolaylaşıyor, Ama Gerçekten Unutur Muyuz?
Peki, bir insan aşık olduğu kişiyi kaç ayda unutur? Gerçekten bir zaman dilimi yok. Her insanın duygusal işleyişi farklıdır ve unutma süreci zaman alabilir. Ama şunu unutmamak lazım, aşk unutulmaz. Zamanla, eski sevgilinizin anıları daha az kafanızı meşgul etmeye başlar, ama unutmak… işte o, zamanla gelen bir şeydir. Ne kadar zamana ihtiyaç duyarsınız? Bu tamamen size bağlı. 1 ay, 6 ay, 1 yıl… Belki de bir ömür boyu!